Pakize Sığ Suda

16 Ağustos 2009

Bence safkan Türklerden müteşekkil bir tecavüz timi kuralım.. Yolda yakaladıkları Kürt Kadınlarına tecavüz etsinler.. Bir iki kuşak sonra mesele hallolmuş olur..

**

Habertürk Gazetesi’nde kendisine köşe verilmiş bir şarkıcı var.. Popüler konumuz “Kürt Sorunu” hakkında kalem oynatma cesareti göstermiş.. Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı da, bu cesaretinden ötürü onu ödüllendirmek için olsa gerek, bu yazıyı manşet habere monte ederek yayınlamış.. Yazıda şöyle diyor şarkıcı Pakize Suda; “Evlenme çağına gelmiş Kürtlerle Türkler habire birbirleriyle evlendirilsin. Birkaç kuşak sonra istisnasız herkes “karışık” olacağından sorun kendiliğinden çözülmüş olur!”
**
Bu fikri kendisinin bulduğunu zannediyor.. Ve de fikrinin (dolayısıyla) çok orijinal olduğunu düşünüyor.. ve dahası, son derece yaratıcı ve de zekice… Ve hatta belki de bu fikirden ilham alan politikacıların, politikalarına yön vereceğine inanıyor…
 
Peki ama neden? Neden buna inanıyor?
Cevabı basit.. Çünkü kendileri,  aslında sözü manşete taşınacak olan bir yazar değil..
Bütün sorun buradan kaynaklanıyor..
**
Birazdan okuyacağınız bölüm, Pakize Hanım için özel olarak yazılmıştır. Normal okurlarımızın gerisi okumasına gerek yoktur..
 **
Sn. Suda;
Karma evlilik metodunu, ilk kez zat-ı âliniz önermedi.. Hemen hemen her faşist diktatör, (Dünyanın her köşesinde yani) yönetim döneminin bir vaktinde bunu düşündü.. Hatta kimileri, azınlıklar üzerine asimilasyon politikası olarak hayata da geçirdi.
 
Ama ben diyorum ki Pakize Hanım, bence sadece karma evliliklere bel bağlamayalım..
Olur ya evlenmek istemezler falan sorun çıkar..
Bence safkan Türklerden müteşekkil bir tecavüz timi kuralım..
Yolda yakaladıkları Kürt Kadınlarına tecavüz etsinler..
Bir iki kuşak sonra mesele hallolmuş olur..
Ne dersiniz?
**
Ha bir de..
Sizin bu karma evlilik önerinizi, parti politikası olarak sunan siyasi partiler de oldu..
Onlar, bu karma evlilik ya da iki kültürlü evlilik teşvikinin yanı sıra bir şey daha öneriyordu;
“Kürtlerin, Yahudilerin, Rumların, Ermenilerin vatandaşlık hakları ellerinden alınsın, malları-mülkleri kamulaştırılsın”..
Bence bunu da taşıyın sütununuza..
Tam dişinize göre bir vaat..
**
NOT : Çoğu zaman yaptığım gibi, yazı bittiğinde Cafe Siyaset yazarlarından (benim de can arkadaşım) Umut Elmas’a yazıyı okuttum.. dedi ki; “abi iyi yazmışsın da, ya kadın ironi yapıyorduysa..?  Ya uçuk uçuk önerilerde bulunan yazarları ti’ye almak için böyle yazdıysa..?”   Umut bu yorumu yaptıktan sonra, yeniden döndüm okudum Pakize Suda’nın yazısını.. Olmaz değil elbette.. Tamamen yanlış anlamış olabilirim Suda’yı..  Ama eğer bir ironi  yapılacaksa bu ancak ve ancak en uç tekliflerle yapılabilir.. Örneğin benim yukarıda sözünü ettiğim “tecavüz timi” bir ironi.. Nereden belli? Çünkü pratik bir karşılığı yok… Olması da düşünülemez.. Oysa Pakize Hanım’ın teklifinin siyaset biliminde yeri var.. Çoğunluk yönetimleri, karışık dönemlerin sonunda bunu uygulamışlar… (Çoğunlukla 2.Dünya Savaşı sonunda) Ve mesela Türk Musevi Cemaati’nin Lideri Silvyo Ovadya, bir gazeteye verdiği mülakatta açık açık Türkiye’deki Yahudilerin sayısının azalmasında, Müslümanlarla yapılan evliliklerin etkisinin olduğunu söylüyor..  Üstelik verdiği bilgiye göre, Yahudi erkek Müslüman kadın evlilikleri çok olsa bile,  asimilasyon çoğunluk kültüründen yana oluyor.. Etrafınıza bakarsanız örneklerini zaten görürsünüz.. Bir ermeni kızını mesela sevemezsiniz.. Ya da bir Çerkes aileye kolay kolay damat olamazsınız.. Tüm bunlar işte bu asimilasyon korkusundan.. Şimdi Pakize Hanım, çıkıp da; “metafordu bu, anlamadınız” derse bile ben ikna olmayacağım.. Çünkü bu teklifin gerçek hayatta pratik uygulaması var ve çok tehlikeli..