Neyi Kimden Neden Saklıyorsunuz!?..

08 Ocak 2010

Şeffaflık çok önemlidir…

 

Şeffaflığın olduğu yerde yalan, dolan, hile, hırsızlık, haksızlık olmaz; olursa bile her şey göz önünde gerçekleşeceği ve yapılanlara şahit bulunacağı için herhangi bir yanlış uygulamada hemen müdahale edilebilir, yanlışlık düzeltilebilir, iş işten geçtikten, hak kaybı olduktan sonraki çözümsüz durumlar yaşanmaz…

 

En önemlisi bu uygulamaları yapanlardan hesap sorulabilir, sorumlular cezalandırılabilir, gerekli yaptırımlar uygulanabilir…

 

Şeffaflığın tersi gizliliktir; yani gizli saklı işler çevirmektir; birilerinin yapmak istedikleri bir şeyleri yapacaklarından etkilenecek olanlardan gizli saklı yapmasıdır…

 

Peki neden?

 

Neyi, kimden gizli yapmak ister birileri? Bunda çıkarları nelerdir; gizlilik ihtiyacı neden duyulmaktadır; açık yapıldığında kimler neden rahatsız olmaktadır?

 

Bildiğiniz gibi uzun bir süredir kentsel dönüşüm, özelde ise Fener-Balat-Ayvansaray Yeniden Dönüşüm Projesi üzerine yazılar yazıyorum; bu konunun vahim boyutunu, sır gibi saklanan projelerin arka planını, kentsel dönüşüm projeleri adı altında değerlenen bölgelerden rant sağlamak amacıyla mülk sahiplerinin evlerini pul değerinde satmaya zorlanarak yıllardır yaşadıkları mahallelerinden, semtlerinden, yaşam alanlarından koparılmak istendiğini  kamuoyu önünde deşifre etmeye çalışıyorum…

 

Neden mi?

 

Çünkü ortada büyük bir haksızlık, adaletsizlik var!!! 

 

İnsanların en temel anayasal hakları olması yanında evrensel bir hak olan barınma haklarının, yaşama haklarının çiğnenmesi söz konusu…

 

Gizli saklı yürütülen işler nelerdir peki...

 

Kentsel dönüşümün kamuoyuna çok az yansıyan ya da yansımaması için büyük çaba harcanan boyutu nedir?

 

Bu noktada işte işin içine soygun ve talan girmektedir. Değeri artan arazilerin devlet gücü kullanılarak halktan arındırılması ve iktidara yandaş firmalara rant kapısı olarak sunulması girmektedir.

 

Doğruların anlatılması önünde çok büyük engeller vardır; Yandaş medya (iktidar yanlısı) engeli vardır önümüzde; Sesimizi duyuramıyoruz; söylediklerimiz kasıtlı olarak saptırılarak çıkıyor yandaş medyada; onların söylediği her şey aleyhimize kamuoyu oluşturmak için kullanılıyor…

 

Tek yanlı, sadece karşı tarafın bakış açısı ile yansıtılıyor her şey; sistematik olarak hak-hukuk ihlalleri, halkın uğradığı adaletsizlik, “kentsel dönüşüm”, “yeniden dönüşüm”  gibi içeriği tam doldurulamayan ve iyi şeyler yapılıyormuş imajı veren süslü kavramlarla örtülerek gerçeğin kendisi, yani gerçekleştirilmesi düşünülen talan saklanmaya,  meşrulaştırılmaya çalışılıyor…

 

Bütün bunlar olurken ŞEFFAFLIK kesinlikle istenmiyor…

 

İstenseydi aylardır Fener-Balat-Ayvansaray halkı yazılı ve sözlü olarak Avan projemizi talep ediyoruz belediyeden, verilirdi tarafımıza.

 

Evlerimize ne olacağının, semtimizin neye dönüşeceğinin, bölgede kalıp kalmayacağımızın belgesi olan Avan proje neden sır gibi saklanıyor bizden…

 

Madem ortada kötü bir niyet yok neden korkuluyor; halkın tepkisinden kimler korkar bunu sormak gerekir bu noktada…

 

Şeffaflık yoksa gizli saklı yapılan işler var demektir… Birileri sizin duymanızdan rahatsız olacağınız şeyler yapıyor demektir; Bu kişiler duyduğunuzda işlerine engel olmanızdan, çıkarlarına taş koymanızdan,

haklarınızın çiğnenmesine karşı tedbir almanızdan korkuyorlar demektir;

 

Ama onlar merak etmesinler, bu ülke tamamen yalancıların, talancıların, çıkardan gözü dönmüş insanların ellerine kalmış değildir; mağdurları, mazlumları, hakkı yenenleri koruyan bir takım yasalar ve kurumlar da vardır bu ülkede…

 

İşte bu kanalları kullanmamızı ve hak aramamızı istemedikleri için işlerini 

gizli saklı yapmayı tercih etmektedirler bu insanlar…

 

Haberimiz olmadan evlerimiz, yaşam alanımız kapalı kapılar ardında çıkarılan yasal bir düzenlemeyle “yeniden dönüşüm projesi”  kapsamına alınmış, ihaleleri yapılmış, projeleri çizilmiştir. İhale sahibi ve yüklenici firma, sahibinin başbakanın yakın akrabası olduğu bilinen ÇALIK grubu ve GAP inşaattır;  Bu tesadüf müdür sizce?

 

Değildir; çünkü ihalenin Çalık Grubu ve GAP inşaata verilebilmesi için “Fener-Balat-Ayvansaray Yeniden Dönüşüm Projesi” normal ihale şartnamesinden muaf tutulmuş, burası için özel bir şartname hazırlanmış, planlı olarak ihale Çalık Grubu ve GAP inşaata bırakılmıştır.

 

Ayrıca onlara bu hakkı veren 5366 nolu yasa da yine gizli saklı ilişkiler içinde, gece yarılarında, gümrükten mal kaçırır gibi çıkarılmıştır.

 

Neden bütün bu gizlilik sizce? Bunlar neyi kimden kaçırıyorlar, vatandaştan neyi gizlemeye çalışıyorlar dersiniz?

 

Masum değiller bunu çok iyi biliyoruz… Evlerimize el koymaya, yıkmaya ve yerine kar edebilecekleri binalar yapmaya hazırlanıyorlar…

 

Arada bunca kurul, mimarlık büroları, bilirkişi heyetleri ve komisyonlar varken, ortada dolaşan bunca proje, çizim varken hala sadece restorasyon yapıp gideceğiz diyorlar; kimi kandırıyorlar; buna çocuklar bile inanmaz…

 

Bu konuda öyle çok tepki var ki; yalnız olmadığımızı o kadar iyi biliyoruz ki…

Mimari faaliyetler ve projeler hakkında çok tanınan www.Arkitera.com dan size bir mimarın yorumunu iletmek istiyorum:

 

 “Arkitera Forum'da bu konu açılalı dört aya yaklaşıyor. Konu hakkında bugüne kadar medyada yayınlanmış bir yazı bilmiyorum. Arkitera Forum bu tür belirsizliklerin bir şekilde ortaya çıkabildiği (Herkes aynı zamanda yazar olduğu için herhangi bir şeyin kolay kolay kapalı kalması mümkün olmuyor.) en uygun platformlardan birisi olduğu halde burada bile yukarıda yazılan üç-beş satırdan fazla bilgi bulamadım ben.

Tarlabaşı ve Fener & Balat projeleri neden açık bir süreçle yürütülmüyor?" sorulması ve üzerinde tartışılması gereken başka herhangi bir konu yok. Bu basit sorunun cevabı belli ki o kadar kolay verilemiyor.

"Kentsel dönüşüm" bir terim olarak tüm belediyelerin ağzına dolandığı için olsa gerek Tarlabaşı ve Fener & Balat projelerine kentsel dönüşüm projesi denmeye çekiniliyor; yerine "yenileme projesi" terimi tercih ediliyor.

Yine basit tarafından bakalım; eğer karşımızda tarihi bir alanın yenilenmesi için kentsel dönüşüm ve yenileme başlıklı iki adlandırma seçeneği varsa ve bunlardan yenileme tercih ediliyorsa orası için yapılanın basit bir onarım olduğunu düşünürsünüz. Bu kadar danışman, bu kadar mimarlık ofisi işin içinde olduğuna göre burada başka durumlar olmalı; zaten bildiğimiz kadarıyla basit onarımın ötesinde yapılanlar...”

 

Evet biz de çok iyi biliyoruz, basit bir onarımın çok ötesinde yapılanlar ama bunu biz söyleyince pek etkili olmuyor, bu yüzden bir mimarın yorumuna da baş vurdum bu konuda… 

 

Basit bir onarım olmadığı gibi bu kadar büyük gizlilikle yürütmeye değecek kadar da büyük paralar, büyük rantlar var bu projelerde…

 

Bu yüzden hala AVAN PROJE’mizi  kamuoyuna açıklamıyorlar… Evlerimizin başına ne geleceğini hala bilmiyoruz, bunu bizden sır gibi saklıyorlar…

 

Proje kamuoyuna açıklandığında bu işin gerçekten basit bir onarım olmadığı, ortada çok ciddi yıkımlar olacağı ve proje kapsamına giren trilyonluk yeni inşaat alanları üretileceği ortaya çıkacaktır. Üstelik tarihi, mimari dokunun daha önce Tarihi ve Doğal Varlıkları Koruma Kurulu’nun  koruması altındayken (kısaca Anıtlar Kurulu) tek bir çivinin bile çakılamadığı alanlarda üretileceği daha çok insan tarafından duyulacak, daha çok insanın tepkisi işin içine girecek ve basın da artık bu gerçekleri görmezden gelemeyeceği için tepkiler büyüyecektir; 

 

Korkulan budur işte...

 

Kentsel Dönüşüm Projeleri kapsamında ele alınan yerlere bir bakın hepsi değerli,  kentin en çok para edecek yerleri. İşe yaramaz, ticari kazanç  sağlamayacak tek bir yer bile bulamazsınız aralarında; Peki bu tesadüf olabilir mi?

 

İşin aslı kamu çıkarı ise, yoksul halkları kalkındırmaksa neden kenarda köşede kalmış, unutulmuş halklar kalkındırılmıyor da şehrin göbeğindeki yerler, sermaye için iştah kabartıcı yerler seçiliyor bu projeler için…

 

Çünkü, bir kez daha tekrarlamakta yarar görüyorum, bu projelerle bu değerli yerlerden yoksul halkın sürülüp oralarda yeni inşaat alanları üretilmesi yoluyla, kat eklemeleri, yeni alt yapı oluşturulması, otel ve alış veriş merkezleri inşa edilmesi yoluyla birilerine buralardan trilyonluk rantlar sağlanmak isteniyor.

 

Bu birilerini çok uzaklarda aramayın sakın; iktidarın yakınlarına bir bakın, eteğinden ayrılmayan sermaye gruplarına,  çıkar gruplarına bakın; şıp diye bulacaksınız adresleri…

 

Ama yakındır halkların uyanması; bu talanlara son demesi; artık halkın bağrı da kapalı olduğuna göre bunlara, sineyi millete dönemeyeceklerine göre, nereye gideceklerini merak ediyorum doğrusu…