Fransa’da Türkiye Mevsimi – 3 / 'Café Turc'

17 Ağustos 2009

PARİS- “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır...” Var olmasına vardır da, her kahve içen “ahde vefa”yı tanır mı acaba ? Veya her kahve “kırk yıllık hatır” izi bırakır mı acaba ? Hele hele bu kahvenin sunulduğu yer 2009-2010 Fransası olursa... Biraz ‘acı’, ancak yine de hoş bir ‘sade kahve’ lezzetiyle girildi “Fransa’da Türkiye Mevsimi”ne. Bu mevsimin ilk kapsamlı programı da Paris Tuileries Bahçesi’nde 17 Temmuz – 8 Ağustos tarihleri arasında çeşitli kültürel faaliyetler içeren “Café Turc / Türk Kıraathane - ya da - Kahvehanesi”ydi.

 

1 Temmuz 2009’da başlayan ve 31 Mart 2010’a kadar sürecek olan “Fransa’da Türkiye Mevsimi” sanki bir “zoraki misafirlik”. Diyeceksiniz ki hangi 40 yıllık hatır, 400 yıllık hatırımız olması gereken bu büyük dost ülkeye “kahve” de, “Café” de bizden gitmemiş miydi ? Elbette ! Hatta geleneksel siyasetçileri, sanatçıları, yargıçları, doktorları, askerleri, bilim insanlarıyla hemen hemen tüm seçkinlerinin derin bir saygı ve sevgi duyduğu “Türkiye ve dostluğu” neredeyse 4 yıllık bir süreçte, üstünden “çekirge sürüsü geçmiş tarla” misali çorak bir alana dönüştü. Fransız liberal sağının açtığı gedikten giren aşırı ve milliyetçi sağın büyüttüğü çelişkiler yumağı kısa zamanda her iki ülkenin de çok bilmiş, popülist “en hiper-memleketsever”lerinin (!) himayesinde belki de 40 veya 400 yıl sürmeye aday bir güvensizlik, bir çatışma rotasına oturdu. “Café Turc”te ikram edilen kahveler, lokumlar, tişörtler, enfes gösteriler, güzel insanlar, özgün kültür ve sanat ürünleri tek tek ziyaretçilerde nasıl bir art lezzet, belleklerinde nasıl bir iz bırakacaktır, çatışma rotasını değiştirmeye ne kadar yarayacaktır bunu zamanla göreceğiz...

 

Simgesel Seçmeler

 

25,5 hektarlık arazisiyle Paris’in en büyük, en eski ve tipik parkı olan Tuileries Bahçesi adını, 13. yüzyılda tuğla (Fransızca “tuile” tuğla demektir) fabrikası olarak inşa edilip, çeşitli aşamalardan geçtikten sonra 1564 yılında Catherine de Medicis tarafından malikâneye dönüştürülmüş Tuileries Sarayı’ndan alır. 1669’da aynı arazinin doğusunda yer alan Louvre Sarayı ile birleştirilen bu görkemli İmparatorluk mekanı 1871 Paris Komünü sırasında yanıp yıkılıp harabeye dönüşür. Tuileries Sarayı 1883’te Millet Meclisi kararıyla tümüyle istimlak edilir. Louvre Sarayı’nın önünden başlayan ve Concorde Meydanı’na uzanan 920 metre uzunluğunda, 325 metre genişliğindeki bu alanın halka açık bir park olmasına karar verilir. İkinci Dünya Savaşı’nın işgal yıllarında gıda kıtlığı nedeniyle bahçenin bir kısmı bostan olarak bile kullanılır. Şimdilirde turistik olduğu kadar popüler de olan bu bakımlı parkın Concorde meydanına bakan Batı ucunun bir köşesinde yalnızca fotoğraf sanatına hasredilmiş “Jeu de Paume Ulusal Galerisi” ve diğer köşesinde de Plastik Sanatlar faaliyet ve sergilerine kullanılan “Orangerie Müzesi” yer alır.

 

Orangerie Müzesi’ne 100 metre mesafede, bahçenin Seine nehrine paralel kısmında bulunan “Sanglier Karesi” denen 1200 m²’lik alanının bir kısmına monte edilen “Café Turc”ün plan ve yaratımı dünyaca tanınmış, Ağa Han ödüllü Türk mimar Han Tümertekin’in kaleminden ve Fransız mimar François Pin’in desteğiyle çıktı. İki tahta çatı altına kurulmuş geleneksel “Türk Kahvehane / Çay Bahçesi” ni andırır, saydam, her yanı ve herkese açık, yerden yaklaşık 50 santim yükseklikte ahşap bir set üzerinde 600 m²’lik sevimli ve sıcak yapının ortasında dans etmeğe veya gösteri yapmağa yarayan, yine tahta zeminli üstü açık bir de boş alan mevcuttu. Kapalı çatılardan birinin altında yaklaşık 200 kişi ağırlayabilecek kademeli banklar ve konserlerde kullanılan tam teçhizatlı bir sahne yer alırken, öteki çatının altına da Türk hamur tatlılarından bir seçkinin sunulduğu kahve ve çay self-servisi yapılan, yastık-şiltelerle desteklenmiş alçak kerevet veya sedir, tabure, koltuk ve sehpalar yerleştirilmişti. Aynı mekanda Türk tasarımcı Tanju Özelgin’in üç farklı boyutta alçak ve  yuvarlak sehpa/masası, fotoğraf sanatçısı Cemal Elden’in “İstanbul Emotions” başlıklı seçme eserleri sürekli sergilendi. 

 

Son yıllarda sıkça rastlanan bir iklim olgusu, fırtına 16 Temmuz gecesini altüst etmesine 17’sinin hava koşullarının bilinemeyişi eklenince, bir de buna zaten yeterince kurulamamış çatı ve sahne düzeneğinin de eksikliği de katılınca Café Turc programını açacak Gevende grubunun konseri iptal edildi. Ayrıca Paris Bahçeler ve Park İdaresi normal koşullarda her akşam 23’te kapanan parkın o gece hava güvenliği nedeniyle daha erken kapatılmasını kararlaştırmıştı. Bunun üzerine açılış 18 Temmuz’da her anlamda bilge ve usta kişilik, sanatçı, besteci, neyzen, sufi Kudsi Erguner yönetiminde “Les Bohèmes de Thrace / Trakya Romanları”nın 10 davul ve 10 zurnalı özgün konseriyle açıldı. Yaklaşık bin kişilik bir davetli ve meraklı kalabalığın tam bir bayram havasında katıldığı, izlediği şöleni akşam Fransa’da yaşayan Türk ve Fransız müzisyenlerin oluşturduğu geleneksel Türk Halk Müziği ağırlıklı Aksak Anatolia konseriyle sürdü.

 

Faaliyetler Maratonu

 

22 günlük yoğun programda Çarşamba, Cumartesi ve Pazar sabahları da olmak üzere her gün saat 16:30’dan itibaren atölyeler vardı. Özel koşulları yerine getirilmediği için katılmayan oryantal dans ustası Nesrin Topkapı dışında 11 eğitim ve tanıtım amaçlı atölye/çalışma düzenlemişti. Bu atölyelerde sırasıyla Cengiz Özek kukla (19/7), Ziya Azazi dans ve koreografi (19/7), Hikmet Barutçugil ebru (20-24/7), Karagöz figür ve kuklası yapımı (22/7), Ahşap Çerçeve kukla ve maske (25/7), Okay Temiz ritim (26/7), Efdaluddin Kılıç kaligrafi/hat sanatı (28-31/7), Birol Topaloğlu geleneksel müzik (1/8), Nilüfer Kurfeyz tezhib/kitap süsleme (3-7/8) çalışmalarından oluştu. Ayrıca 2 Ağustos’ta gastronomi/yemek sanatı konferansı yapıldı. Önceden kayıtla belirlenmiş ve azami 15-25 kişilik atölyeler beklenmedik, ancak arzu edilen bir ilgi görmüş.

 

Ancak Tuileries bahçesinin “Sanglier Karesi” köşesini her akşam şenlendiren ve toplam 4-5 bin meraklıyı çeken faaliyet saat 20:00’de başlayan konserlerdi. Açış töreni ve konserinden sonra 19 Temmuz’da sahneye önce sema/bale gösterisiyle Ziya Azazi ve ardından Bulgar kaval ustası Krassen Lutzkanov ve Alter Quintet çıktılar. 20’sinde aynı sanatçıya ilaveten akordeon virtüozu Jasco Ramic ve La Tregua Topluluğu seyircileri çoşturdular. Aralarında Fransalı Türk saz ve ses sanatçısı Zeki Çölaş’ında bulunduğu Haidouti Orkestar 22 Temmuz’da Balkan ezgileriyle ortalığı çınlattılar. Türkiye’nin yetiştirdiği en değerli ve özgün Jazz sanatçılarından gitarist ve besteci Önder Focan 23 Temmuz’da “Swing A La Turc” takımı ve tarzıyla, 24 Temmuz akşamı da Türk Jazzı’nın uluslararası eşsiz sesi Sibel Köse ile bir “Klasikler Çeşitlemesi” sundu. Ertesi akşam sahneye çıkan vurmalı çalgıların dünyadaki en büyük ve yaratıcı isimlerinden, besteci, hoca Okay Temiz ve kemanıyla Nedim Nalbantoğlu seyircilere unutulmaz bir gece yaşattılar. Okay Temiz üstad 26 akşamı bu istisnai keyfi dünya perküsyonları buluşmasında Xavier Desandre ve Minino Garay ile sürdürdü. İki Fransalı Türk ve Bulgardan oluşan Trio Anatolia (Zeki Çölaş, Doğan Ertener ve Krassen Lutzkanov) 27 Temmuz’da, Fransa’da yaşayan en tanınmış Türk ve dünya müziği sanatçısı Senem Diyici ve eşi gitarist, besteci, düzenlemeci Alain Blessing 28 Temmuz’da, aralarında solist olarak Fransalı Türk Hacer Toruk’un da bulunduğu Strasbourg’lu Maliètes Topluluğu 30-31 Temmuz’da Café Turc sahnesinden Türkiye ve Balkanların özgünlüğünü yansıttılar. 

 

Atlı tiyatro/dans topluluğu Zingaro’nın benzersiz kurucusu, önderi Bartabas hem Paris Quartier d’Eté şenliği çerçevesinde hazırladığı, yeni gösterisi  “Lever de Soleil / Güneş Doğuşu”nu iki kez de 31 Temmuz ve 7 Ağustos tarihlerinde Café Turc faaliyetleri dahilinde Sanglier Karesi/Türk Kahvehanesi’nin arkasındaki alanda sahneledi. 1 Ağustos’ta Birol Topaloğlu ve arkadaşları Tuileries Bahçesi sakinlerine hora teptirirken, Nedim Nalbantoğlu Triosu da 2 Ağustos insanların şenliğine şenlik kattı. Genç ve başarılı oyuncu, yorumcu-müzisyen Hacer Toruk’un Trio Tzan’ı 3 Ağustos’ta, aralarında adı uluslararası Jazz semalarında başarıyla duyulmağa başlayan, kontrbasçı Emek Evci’nin de olduğu Balkanart grubu 4 Ağustos’ta ve Fransız ve Amerikan Jazz standartları kadar geleneksel Türk müziğinden esinlenen 4 Fransız Jazzcıdan oluşan Spiral Quartet de 7 Ağustos’ta Café Turc faaliyetine kısır ufukları, önyargıları aşan boyutlarda renk ve lezzet taşıdılar. 5-6 Ağustos tarihleriyse müzik ve edebiyatı birleştiren Nurinisa Eroğlu ve Bülent Okan yönetimindeki “Kahve Bahane” projesine tanık oldu. Bu proje daha önce Frankfurt Kitap Fuarı’nda da başarıyla uygulanmışmış. Ve bazı ufak tefek eksiklerine rağmen göğüs kabartan faaliyetler dizisi 8 Ağustos’ta başladığı gibi Türkiye Romanları’nın kaynayan, kaynatan kanı ve heyecanıyla sona erdi. Bu kez de Tuileries sakinlerini aynı gün içinde 4 maraton konserle çoşturan Selim Sesler’di.         

 

Politikanın Panzehiri Kültür Olsun

  

Paris Belediyesi’nin verilerine bakılırsa Tuileries Bahçesi yılda 10 milyonun üstünde, yaz aylarında ve hafta sonlarında artan bir rakamla günde ortalama 50 bin ziyaretçi ağırlıyor. Fransa’da Türkiye Mevsimi’nin Fransa’daki çalışkan Genel koordinatörü Özlem Ece’nin ifadesiyle faaliyetlere, hava durumu ve tatillere göre günde ortalama 300 ila 400 kişi arası insan Café Turc’e katılıyormuş. Bu sayının duruma göre binin üstüne de çıktığı durumlar olmuş. Sayılara rastgele geçip, uğrayan fotoğraf veya sergilenen nesnelere bakıp, konserleri bir süre uzaktan izleyenler tabii ki dahil değil. Önemli olan Sait Faik’in enfes deyişiyle “Kahve bahane, sohbet şahane”nin oluşması. Zorlaşan, yokuşa sürülen Türkiye-Fransa ilişkilerinde içilecek bir kahve, tadılacak bir lokum, duyulacak bir nota, okunacak bir nokta; damakta, gözde-kulakta, bellekte kalacak bir lezzet, bir izlenim, bir görüntü, bir fikir geleceğe yönelik en köklü yatırım olacak. Özlem Ece’nin deyişiyle “Paris’te bir tohum atıldı. Dileriz ki bu tohum yeşerir, ağaç olur, meyve verir.” Canı gönülden dileğimiz dün olduğu gibi bugün de politika ve ekonominin yıktığını eğitim ve kültür yeniden inşa etsin. 

.......................................................................................

 

Fransa’da Türkiye Mevsimi ve Türk Kahvehanesi’ne ilişkin ayrıntılı bilgilere

aşağıdaki web sitelerinden ulaşabilirsiniz.

http://www,saisondelaturquie.com

http://www.rfi.fr/actutr/articles/115/article_742.asp