Fasulye İnsanlar

21 Mart 2006


İZMİR- Fasulye insanlar adını taktığım bir grup insan var. Kuru fasulye insanlar, yani daha çimlenmmemiş tipler.
Fasulye insanlar onu bunu mıncıklarlar, onun bunun işine burunlarını sokarlar!
Kendi büyüdüğüm mahalleyi bir gezgin gözlüğüyle incelemeye çalışıyorum. Mahallemde herşey iyi hoş, insanlar da genelde hoş da bu bahsettiğim fasulyeler panoramayı bozuyorlar.
Hemen hergün yüzleşiyorum onlarla bu aralar. Aristo seviyelerine ulaşmamış ve bir türlü de ulaşacak gibi durmuyor bu tipler. Açıklayayım:
Bu kişiler karakter yapılarını hastalık ve hastalıktan korunma konseptleri üzerine çıkmışlar. Hastayken(üşütme ve grip gibi basit sayılabilecek hastalıklardan bahsediyorum), bundan kurtulmak için binbir çesit reçete peşindeler sürekli; akrabaları ve dostlarıyla da daimi olarak bu devaları tartışıyorlar.
İyilerken de olası bir hastalıktan korunmak için doktorlar, reçeteler, değişik besin menüleri, hatta ve hatta ruhani liderler peşinde bile koşabiliyorlar gün be gün.
Fasulye insanlar sağlıklı vücutlara sahip olduklarında bu vücutlar ile ne tür yaratıcılıklara erişebileceklerini hiç düşünmüyorlar. Potansiyel enerjileri kinetik enerjiye dönüşmüyor hiç. Bu arabanı sürekli servise götürüp de bunu yolculuk saymak gibi birşey!
Fasulye insanların onu bunu mıncıklama olayına gelince: bu durum aynen şu örnekte olduğu gibi gelişiyor!:
1 yaşındaki kızımızı havaya uygun bir şekilde, ama lahana gibi sarıp sarmalamadan giydirip İzmir körfezi sahilinde yürüyüşe çıkarıyoruz. Çocuk kayafetleri içinde rahat ve yeterince korunaklı. Ama gelen geçen hiç tanımadığımız fasulye insanlar ‘bu çocuğun niye burası açık şurası açık, hasta olacak’şeklinde yorumlarını homurdanıyorlar. Hani sanki biz düşüncesiz ve gerzekmişiz gibi, gerdanlarını horoz gibi poflatarak, pis bir kahin edasıyla söylüyorlar bu tür sözleri. Sanki kendileri tıp uzmanları; tövbe tövbe lafını sevmem de tövbe tövbe! Hele bazıları var, çocuğun üzerine bir anda hamle yapıp bize bir ders öğretmek ister gibi sert hareketlerle bebeğin paltosunu iliklemeye, üzerindeki battaniyesini çekiştirmeye kalkıyorlar. Hiç tanımadığımız insanlar bunlar!
Çocuğu ne güzel giydirmişiz beyaz beyaz, etrafında martılar uçuşuyor, nefis bir harmoni var havada ve denizde, gelen geçen insanlarla gülümseşiyoruz, liseli kızlar bebeğe şirin laflar atıyorlar, punk ya da rock tipinde giyinmiş küpeli genç erkekler bile cool havalarından bir an için vazgeçip çocuğa sevgi dolu sözcükler mırıldanıyorlar, palmiyelerin gövdeleri kızıl kızıl parlıyor yağmur yüklü Ege havasında,
taa ki fasulye insanlardan bir uyuz yürüyüşümüze burnunu sokup CAAAAAAAAAAART diye filmi koparana kadar!