Ece Vahapoğlu'na Yabancı Diller
Ece Vahapoğlu'nun adını duyardım zaman zaman..
Ancak ne iş yaptığı konusunda pek bir fikrim yoktu..
Geçenlerde Takvim Gazetesi'nde;
"Cumhurbaşkanı ile aynı Çatı altında Uyumak"
başlıklı yazısını okuyana kadar..
Geçenlerde dediğim yine bir iki ay kadar oluyor galiba..
Amatör bir sempozyum sunucusunun,
ilk deneyimini günlüğüne yazması lezzetinde bir yazıydı okuduğum..
başlığı nedeniyle ilgimi çeken yazının yazarını da merak ettim kuşkusuz..
Kendi adında bir web sitesi varmış,
oraya girdim hakkında fikir edinmek için..
Hayran kalınacak bir özgeçmiş..
23 yaşındayken kaleme aldığı,
Sakıp Sabancı'nın üzerine değerlendirme yazıları yazdığı bir kitabı var..
Sonraları başka kitaplar da yazmış..
Hatta sonuncusunu işte o aynı çatı altında uyuduğu gün,
Cumhurbaşkanı'na nasıl imzaladığını falan anlatıyor..
Fakat ilk kitap gibi olmaz tabi hiç biri..
adı; "Yabancı Dil Öğrenme Yolları"
Kusursuz..
**
Gazeteci - Yazar - Sunucu olarak kendini tanıttığı
kişisel web sitesindeki özgeçmişinde,
5 yabancı dil bildiği yazıyordu..
İspanyolca, İtalyanca, İngilizce, Fransızca ve Boşnakça..
Hatta bu dillerde bir takım organizasyonlar yaptığı falan da yazıyordu..
Kendi kendime,
"böylesine donanımlı bir kadın,
Nasıl olur da bu kadar kötü yazılar yazar ki?" diye düşündüm..
**
Diyordum ki,
Okan Bayülgen'in programında,
gülümseyen fotoğrafının canlı halini görene kadar..
**
Ekranda gördüğümde tanımadığımı itiraf edeyim..
Ancak Okan ne zaman; "Ece Hanım tam beş dil birden biliyor" şeklinde sunuş yaptığında;
"HAH" dedim.. "Çıktı benimki"..
zannettim ki beş dilde birden şarkı söyleyecek..
herhangi bir dilde,
"efendim" bile diyebilseydi kâfiydi..
Oysa değil beş dil,
Türkçe bile yokmuş kızda..
**
Yazının başında verdiğim bir detay bilgiyi bir kez daha hatırlatayım;
bu ablamızın ilk kitabının ismi,
"Yabancı Dil Öğrenme Yolları"
**
Bu kadar yalanlar üzerine kurulu bir özgeçmişle
bu zamana kadar nasıl gelmiş,
NTV'de, CNBC-E'de,
orada-burada nasıl yutturmuş kendini anlamadım valla..
Medya dünyasının en zeki yöneticilerinden biri olan Cem Aydın,
nasıl farketmedi bilemedim..
Takvim'deki arkadaşlar Okan Bayülgen'i izlediler mi acaba?
**
Son söz..
"Türkçeyi de bilmiyormuş" dedim ya,
kızar şimdi.. Bir örnekle açıklayayım olmazsa;
yazının başında söz ettiğim,
Cumhurbaşkanı ile aynı çatı altında uyuduğu geceyi yazdığı yazının sonunda, Sn.Gül'ün, kendisini "onure" ettiğini sanmış..
Oysa bence Sn.Gül, Hanımefendi'yi,
olsa olsa "onore" etmiş olabilir..
Türkçe bilseydi,
bunu zaten bilirdi..
Yok eğer ingilizce bilseydi,
onore'nin köken olarak, "onur"dan değil de,
"honor"dan geldiğini de bilirdi..
Neyse..


