Çocuklarımıza Dokunmayın!

27 Haziran 2009

Futbolcu transferleri, kim kimi aldatmış haberleri, hangi dizi nasıl bitecekmiş gibi gayet gerekli ve bizi ilgilendiren (!) haberlerden zaman ve fırsat bulup da okudunuz mu bilmiyorum ama Adana 6. 7. ve 8. Ağır Ceza Mahkemeleri’nde 8-9 ve 11 Haziran’da görülen davalarda, dokuz çocuğa ‘örgüt adına suç işlemek, örgüt propagandası yapmak ve polise mukavemette bulunmak’ suçlarından 86 yıl 11 ay hapis cezası verildi. Böylece son bir yıl içinde 82 çocuğa toplam 373 yıl hapis cezası verilmiş oldu!! 

82 çocuğumuzu potansiyel katil, terörist ya da sosyopat olarak topluma geri salmak için bundan daha iyi bir yol olamazdı gerçekten de. Savcıları ve bu cezaları onaylayan hakimlerimiz tebrik etmek istiyorum!!! 

Ve akabinde de soruyorum: Cem Garipoğlu’ndan haber var mı? Bir genç kızın boğazını, önceden planlanmış olduğu belli olan korkunç bir cinayetle kesip ortadan yok olduktan sonra, 2 aydır nedense izi bulunamayan, habire orada burada görüldüğü ihbar edilen ama ne hikmetse o genç yaşına rağmen izini kaybettirmeyi başarmış olan Cem Garipoğlu’nu soruyorum!  

Yakalandığında –yakalanırsa tabii- kaç yılla yargılanacak? Onun için de, bu ülkenin en aydınlık yüreklerinden biri olan Hrant Dink’i, gözünü kırpmadan, kalleşçe arkadan vurarak öldürmüş olan Ogün Samast’a yapıldığı gibi, kahramanlık türküleri düzülecek mi? Jandarmalar Türk bayrağı eşliğinde kendisiyle resim çektirecekler mi? Yoksa arkası sağlam olduğu için, muhtemelen “hafifletici sebepler” bulunarak 3-5 yıl yatıp çıkacak mı o da? 

Bundan daha birkaç ay önce Ogün Samast’ın Hrant Dink davası duruşmasında çekilmiş fotoğraflarını görünce küçük dilimizi yutacak gibi olmuştuk, hatırlayın. Kimbilir “ağır ağabey”leri ona içerde nasıl güzel bakmışlar ki, kendisi tıfıl bir oğlan çocuğu olarak girdiği hapiste gayet semirip, bir “duble gerdan”, bir de ülkücü bıyığı bırakmıştı! Aynı ağabeyleri gibi! 

Tescilli katiller Ogün Samast, Yasin Hayal ve Erhan Tuncel için toplamda istenen ceza, emin olun ki sınır ötesi operasyonu protesto ettikleri için yargılanan bu çocuklara verilen cezadan çok daha az olacaktır! Çünkü, bu ülkede bir zamanlar Başbakanlık yapmış olan Tansu Çiller’in de söylediği gibi, “bu vatan için kurşun atan da kurşun yiyen de” onlardandır! Çünkü onların arkası sağlamdır! Aynı Cem Garipoğlu’nun arkasının sağlam olduğu gibi! 

Ama her şeyden öte, çünkü onlar Kürt değildir! Bu coğrafyanın en büyük yüklerinden birisiyle, farklı bir etnik kimlikle doğmadıkları için, daha en başından “şanslı” başlamışlardır hayata!  

Durum tamamıyla budur ey okur! “Yalnız ve güzel ülke”de bazıları sırf Kürt oldukları için, teröristlerin bile almadıkları cezalarla yargılanmaktadırlar!  

Yargılanmakta olanların yaşları 11 ila 16 arasında değişiyor. En büyük suçları ise “örgüt üyesi olmak”!!  

Annesini öldüren kız 11 yaşında olduğu için cezai sorumluluğu bulunmuyor, ama Kürt çocuklarımız aynı yaşta, nasıl oluyorsa “yetişkin örgüt üyesi” muamelesi görebiliyorlar! 

Süpersiniz Sayın Yargıç’ım! Harikasınız Sayın Savcım! Ha gayret, bu topraklarda barış umutlarını geriye dönüşsüz şekilde yok etmek için yapmanız gereken fazla bir şey kalmadı! Onları “çocuk” olarak değil de potansiyel terörist olarak gören zihniyetinizi tebrik ediyorum! Onlara her halükarda içinde yaşamakta oldukları “fırsat eşitsizliği”ni hatırlattığınız ve onları bir kez daha bu ülkenin “zencileri” gibi hissettirdiğiniz için tebrik ediyorum! Onlara “İstanbul’da zengin bir tüccarın oğlu, ya da Trabzon’da bir tosuncuk tohumu olarak doğmuş olsaydın başına bunlar gelmezdi, ama sen Güneydoğu’da Kürt olarak doğdun, şansına küs!” demenin bundan daha iyi bir yolu olamazdı!  

Tebrik ediyorum gerçekten! 

Çocuklarımızı, varsa bir hataları, çocuk olarak ıslahevlerine değil de yetişkin gibi hapishanelere atan, daha bu yaşta oralarda her türlü işkence ve kötü muameleye maruz bırakan, ve onları topluma kazandırmak yerine iyice marjinal yollara iten devlet ideolojinizi tebrik ediyorum!  

Zerre kadar insanlık, adalet duygusu ve üzüntü var mı içinizde? Yoksa gözünüzü hırs ve hınç bürümüş, devletin bekası uğruna kendi insanlığınızdan olmuşsunuz da farkında mı değilsiniz? Niyetiniz, tekelinizde bellediğiniz devleti, kendi vatandaşlarından korumanın “kraldan çok kralcı” boyutunu mu göstermek bizlere? 

Ama ben istemiyorum artık sizin o intikam duygusu yüklü bakışlarla, “makbul Türk vatandaşı” yapmak için bu küçük bedenlerin sırtında kırdığınız kalemleri görmek! O yukarıdan, her şeyin en âlâsını bilen ve ne surette olursa olsun hepimize öğretmeye ahdetmiş gerici bakışlarınızı ne kendi, ne de bu topraklarda barış için mücadele eden güzel insanlarımın üzerinde görmeyi istemiyorum! Demokratik haklarımızı kullanırken, protesto ederken, hesap sorarken, insan hakları ve özgürlüklerimize sahip çıkarken sizden icazet almayacağız efendiler!  

Bu ülkeye barış gelecek! Herşeye rağmen hem de! 

Siz yeter ki artık çocuklarımıza dokunmayın!