Ayarsız Tavuk Kıçı

01 Şubat 2010

KANADA- Pisi pisine gidiyorduk nerdeyse! Hayatımda elime silah almış değilim. Silah bilgim, kovboy filmlerindeki altı patlardan ileri gitmez. Elime bir tabanca geçse, neresinden tutulur,  neresinden kurşun çıkar bilmiyorum desem inanın! Askere götürecekler diye, iki gün evden çıkmadım. İki gün pencerenin önünde durup kapıyı gözledim. Kanada burası, adamı nasıl askere çağırırlar bilmem ki! Korkutmayan bir mektup mu yazarlar? Yoksa palaskalı iki inzibat gelir, seni yaka paça götürür mü askerlik dairesine? Burası karanlık benim için! Yüzüm sarardı, elim ayağım tutmaz oldu. Her kapı çalınışında hop oturup hop kalktım. Allah kimsenin başına vermesin! Korku zor şeydir! Ne yediğinin tadını alıyorsun, ne de söylediğin Sözün farkına varıyorsun. Sabah kahvaltısında, domatesin üzerine reçel sürüp yediğimi gören çocukların uyarısı ile, ne yaptığımın farkına vardım. Kaynanası ölen Kanada’lı dostumuza, “Başın sağ olsun” yerine, “Gözün aydın” dediğimi, ancak adamın yüzündeki mimikleri gördükten sonra anladım.

 

İşin kötü tarafı, başımızda dolaşan kara kargaların kimseler farkında değil!Büyük tehlikeyi  gören kimse yok! Dostlar işleri güçleriyle meşgul! Bir ikisinin ağzını arayacak olsu, dünyalarından habersiz hepsi de…”Uyanın millet, savaş var!” desem gülecekler bana. Az daha, Amerikan orduları Kanada’yı  silip süpürecekti! Az daha, çirkin Amerikan bayrağını Montreal’de, Winnipeg’de, Vancouver’de dalgalanırken görecektik! Haydi, ekonomimizin Amerikan parası ile yönetilmesine  ses çıkarmıyoruz ama, arkadaş, Amerikan bayrağına doğrusu dayanamayız!

 

Bütün kıyamet, Kanada tavuklarının ağız birliği edip fazla yumurta yumurtlamasından koptu! Daha doğrusu tavukların kıç birliği edip, yumurtaya ishal olmasından, başımıza bu işler gelecekti. Kör olasıca tavuklar, sanki başka işleri yokmuş gibi, uzun kış geceleri, keyiflerince, yumurtayı çifter çifter yumurtladılar. Açıkgöz Kanada çiftçisi, tavuğun yemine kattığı kalsiyumun oranını artırdı. Gece yarısı geniş modern kümeslerin ışığını yakıp, ahmak tavukları, “Sabah oldu” diye  kandırdılar. Bu aldatmaya kanan tüm tavuklar, “Gıt gıtgıdak!” deyip yumurtaları indirdiler aşağı! Bu işe en çok horozlar sevindi. Ama bu arada birkaç horoz, tavukları memnun edeceğiz  derken, aşırı yorgunluktan sizlere ömür, yıkılıp kaldı olduğu yerde…Bir günde kocalık ettiği tavukların sayısını iki misline çıkarıp, hâlâ ayakta dimdik kalmak her horoza nasip olmaz, elbette ki! Bazıları dayandı bu zevkli yorgunluğa. Bu arada da birkaç horoz yitirildi. Ama asıl kaybı, az kalsın başka yerde verecektik.

 

Artan yumurta ürünü ilk önce fiyatları indirdi aşağı. Sonra başladık Amerika’ya ucuz yumurta satımı yapmaya. İlk ay ses çıkmadı Amerika’dan, Başkan Nikson’un  kendi derdi kendine yetiyordu. Bir de kalkıp Kanada yumurtaları ile mi uğraşacaktı! Böylece ilk ayı dertsiz kavgasız atlattık. İkinci ay, Amerikan çiftçisi ucuz yumurtaların ekonomiye yaptığı zararın ayrımına vardı. Tüm Amerikan yiyecek pazarları “Kuzey Yıldızı” adı altında, ucuz Kanada yumurtaları ile doldu taştı. Ucuzlayan yumurta fiyatları diğer yiyecek maddelerinin satışını da etkilemeye başladı. Et satışı yüzde dört oranında azaldı. Yağ ve şeker satışı da bir hayli düştü. Bol yumurta yiyen Amerikalılarda hastalık oranı azaldı. Doktorlar arasında işsizlik baş gösterdi. Hastanelerde boş yataklar arttı. Kuvvet şurubu ile vitamin satışlarında bir hayli düşme saptandı. Burada şunu da not etmeliyim ki, bol yumurta yiyen Amerikalıların sesinde de büyük bir iyileşmenin gözlendiği söylenmektedir. Bu tezin ağır başlılığına inanıp inanmamak size kalmıştır.

 

Azalan satışların, işsizliği yüzde yarım oranında arttırdığını, Amerikan Ticaret Bakanlığı yetkilileri Başkan Nikson’a bildirince, dananın kuyruğu koptu. Bakanlar kurulu toplantısında, bozulan ekonomik duru, enine boyuna tartışıldı. Dost ve komşu Kanada’ya sert bir nota verilmesi kararlaştırıldı. Notada özellikle şu konuların belirtilmesine özen gösterildi;

 

“Amerikan Birleşik Devletleri ile Kanada arasındaki  serbest alışverişin kısıtlanmasına karşın, son günlerde artan yumurta dış satımı, her iki ülkedeki kümes hayvanlarının sağlığı için yararsız görülmektedir. Bunun için Kanada hükümeti bu gereksiz yumurta dış satımına engel olmalıdır. Amerikan hükümetinin, bu kısıtlama için ileri sürdüğü nedenler aşağıda belirtilmiştir; Kanada çiftçilerinin, yapay yolla, tavukları aldatarak günde iki kez yumurtlamaya yönlendirmeleri, serbest alışveriş ilkesine bağlı, ekonomik yapımıza aykırı olduğu gibi, zararlıdır da. Kanada tavuklarının, günde iki kez yumurtlamasının serbest rekabet ilkelerine ters düştüğü Harvard Üniversitesi profesörleri tarafından öne sürülmektedir. Birden çok yumurtlamak tavukların kıçını genişletecek, bu durum da ister istemez  onların yaşam süresini  kısaltacaktır. Az yaşayan tavukların ülkemize ilerde kıtlık getireceğinden kimsenin kuşkusu olmasın. Kıçı genişleyen tavukların bir süre sonra yumurtlamakta zorlanacağı ve düşük yapıp yumurtalarını kıracağı, Amerikan modern tavukçuluk laboratuarlarında yapılan deneylerden anlaşılmıştır. Yumurtaların kabuklarında, kalsiyum azlığından bir incelme görülmüştür. Bu incelme yüzünden, yumurtalarda, pazardan eve gelinceye kadar, yüzde on oranında kırılma saptanmıştır. Zorluk içindeki tavukların, bazı günlerde yumurtalarında, gıda oranı yüksek olan sarı kısmını yapmaktan vazgeçtikleri görülmüştür. Bu durum her iki ülkenin tecimsel, tarımsal ve hayvansal gelişmelerini ters yönde etkileyecektir. Amerika hükümeti, Kanada hükümetinin bu olumsuz gelişmeyi durdurması için gerekli önlemleri almasını istiyor! Aksi halde Amerika hükümeti durumu düzeltmek için elindeki askeri ve sanayi gücünü kullanmakta özgürdür.”              

 

Bu sert nota Kanada hükümetini bir hayli şaşkınlığa düşürdü. Kanada Tarım Bakanı bu olayla ilgili demecinde, aşağı yukarı şunları söylemiştir:

 

“Büyük dostumuz Amerika Birleşik Devletleri bu olayda, ne yazık ki, olumlu davranışın dışına çıkmıştır. Tutumunda tek yönlü kalmış, gözlerini gerçeklere yummuştur. Amerikan hükümetinin tek yanlı savları desteksizdir. Kanada hükümetinin, tavukların yumurtlamasını kontrol altına alabileceği savında bulunması, olayların ne kadar tek yanlı yansıtıldığını gösterir. Biz tavuklarımıza nasıl söz geçirebileceğiz?  Tavuklarımızın, Kanada’da yaşayan kişiler gibi,  özgür olduğunu herhalde dostlarımız unutmuştur. Tavuk kıçlarını Amerika’nın yüksek çıkarlarına koşut bir biçimde ayarlamak, yirminci yüzyılın özgürlük düşüncesine uygun değildir. Biz, halkımızın gerisini “zapt-u rapt” altına alamadık daha, nerde kaldı ki tavukların kıçıyla uğraşalım!

Watergate olayı ile Amerikan Demokrat Partisini yönetmeye kalkan Başkan Nikson, aynı metotlarla, Kanada tavuklarının gerisini yönetemez! Tavuk kıçı, Demokrat Parti değildir!

Bunu bilmelidir büyük başkan!”

 

Bu yanıt, ne yazık ki, Amerikan hükümetince yeterli görülmediği gibi, bir hayli de kızdırdı. Amerika Tarım Bakanı gerekli önlemlerin hemen alınacağını bildirdi. Bu arada, Amerikan ordusu Kanada sınırında yığınak yaptı…Ucuz atlattık dostlar bu belayı! Başkan Nikson’un istifası bizi büyük bir dertten kurtardı.Yeni Başkan Ford aklı başında bir adama benziyor. Bizim tavuklarla uğraşacak vakti olmasa gerek! Geçmiş olsun dostlar!