instagram Takipçi Hilesi | instagram Takipçi Hilesi | instagram takipçi hilesi | instagram Takipçi kasma | instagram profilime bakanlar | instagram takipçi satın al | instagram takipçi satın al | takipçi satın al | instagram Followers | Free instagram Followers | takipçi hilesi |

‘Gülen’in Keramet Kaynağı Dinlenen Telefonlar”

0

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)’nün 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin soruşturma ve davalar açısından önemli bir gelişme yaşandı. Gizemli yapının en büyük kaynağının dinlediği telefonlar olduğu, terör örgütünün Bylock ile birlikte Skype programının logosuna sahip ancak ID numarasıyla mesajlaşmasını sağlayan şifreli bir uygulamanın da tespit edildiği belirtildi

Polis, asker ve sivil kamu görevlileri hakkında 15 Temmuz darbe girişiminden sonra başlatılan soruşturmalarda, ilk davalar açıldı. Şüpheliler hakkında 100 iddianame hazırlandı. İddianamelerde örgütle ilgili geniş bilgilere yer verildi.

Örgütün geliştirdiği terminolojideki kavramların “izaha muhtaç olduğunu” belirten savcı, daha önce kendilerine “Cemaat” diyen “Fethullah Gülen Örgütü”nün yakın dönemde “Camia”, “Hizmet hareketi” gibi muğlak, isim olmayan ve kendilerini sempatik göstermeye çalışan ifadeler kullandıklarını vurguladı.Savcıya göre bu ifadeler karanlık bir amacın, karanlık ilişkilerin muğlak ifadesi ve Gülen cemaati aslında isimsiz bir örgütlenme.

“Fetullah Gülen ve örgütü dini bir hizmetin yapılmasından oldukça uzaktır” diyen savcı FETÖ üyelerinin kamu idarelerinde kadrolaşmaya “Fetih” dediği ve örgütün, devleti ve kamu idarelerini ele geçirilmesi gereken düşman kalesi gibi gördüğü belirtildi. Örgüt içinde ‘abilik’ görevinin dokunulmaz olduğunu belirten savcılar, üyelerin ise abiye itaat etmek zorunda olduğunu kaydetti.

“FETÖ”nün gizemli bir yapı olduğunu vurgulayan savcı, “Bütün örgüt yöneticileri ve üyeleri, her konuda mütemadiyen tedbir uygular. Örgütün üye sayısı, amacı, ekonomik kaynakları milletten ve devletten gizlidir. Örgütün bütün işlemleri gizli yürütülür. Örgüt lideri, genel olarak emirleri gizli verir. Örgütün nihai maksadı gizlidir. Bu teşkilat gizli yaşamak her zaman korkmak, doğruyu söylememek, gerçeği inkar etmek üzerine kuruludur. Örgütün gizlenerek bilinmezliğe bürünmesinin bir sebebi de ilgi çekmektir” dedi.

‘Cemaat üyeleri silah kullanabilir’

Silah kullanma yetkisine sahip örgüt mensuplarının, bu yetkilerini örgütteki hiyerarşik üstünden gelen emir doğrultusunda seferber etmeye hazır olacak şekilde ideolojik eğitim aldığını belirten savcı “FETÖ”nün 1971 yılından itibaren soruşturmalara konu olduğu ancak davaların üstünkörü yürütülmesinden dolayı ciddi neticeler alınamadığı ifade edildi. Örgütün yürütülen soruşturmaları akamete uğratmak için yoğun gayret sarf ettiğini anlatan savcılar, emniyet ve yargı mensuplarının haksız baskılara maruz kaldığını, iletişimlerinin illegal bir biçimde kayda alındığını ifade etti.

“Gülen’in keramet kaynağı dinlenen telefonlar”

Fethullah Gülen’in gerçekte ne mehdi, ne Mesih ne de muhterem olduğuna vurgu yapan savcı, Gülen’in kudret kaynağının yasadışı dinlenen telefonlar olduğunu söyledi.

Savcıların görüşü şöyle;

“Kendisini iyi gizleyen bir terör örgütlenmesinin kurucusu ve yöneticisi, iyi bir eğitim alamamış sıradan bir vaizden ibaret, hiç bir insanüstü özelliği ve niteliği bulunmayan, et ve kemikten, ölümlü, sıradan bir insandır. Örgüt üyelerinin inançlarının tersine ne kerameti ne olağanüstü bir kudreti vardır. Bütün bildiği ve keramet gibi gösterdiği, örgütün ona gizlice dinleyip sağladığı bilgilerden ibarettir. Dini çarpıtarak aktardığı bilgiler ise mantıksız ve günümüzün sorunlarını çözmekten uzaktır. Örgütü dışında hiç bir anlam ifade etmemektedir”

‘TSK ve 28 Şubat örgütü güçlendirdi’

Refah Partisi’nin kapatılması ve imam hatip liselerinin eğitiminin zayıflatılmasının, en çok Fethullah Gülen örgütünün işine yaradığını ifade eden savcı, örgütün 28 Şubat süreci olarak bilinen askeri müdahaleyi büyümek ve devlete hakim olmak için kullandığını belirtti. TSK ve 28 Şubat’ı savunanların, hukuk sistemi içinde faaliyet yürüten bir siyasi partiyi kapatarak, örgütün gizli yürüttüğü faaliyetlerinin daha fazla arttırmasına yol açtığını belirten savcı, post modern darbeden sonra, muhafazakar kesimlerin çocuklarını örgüt okullarına göndermeye mecbur bırakıldığını kaydetti.

‘İstihbarat dershanelerden’

Dershanelerin örgütün istihbarı bilgi toplama merkezi konumunda olduğu belirtilen iddianamede, dershaneye gelen bütün öğrencilerin ve ailelerinin günlük hareketleri ve örgüte bakışları, davranışları gibi bilgilerin toplanıp, ilerde kullanılmak üzere arşivlendiğini vurguladı.

‘Devşirme sistemini kullandılar’

Savcıya göre “FETÖ” Osmanlı döneminde kullanılan devşirme sistemini modernize ederek yeniden kullanıma soktu. İddianamede, “Yeterli ilgi ve eğitim görmeyen, beslenemeyen dar gelirli ailelerin zeki çocukları devşirmelik için en verimli kaynaklardan biri olmuş, aileler ve sosyal çevrelerinden göremediği ilgi ve sevgiyi, zaten çok tanıdık gelen dini referanslarla ve türlü çekici imkanlarla kendisine sunan abilerden ya da ablalardan görerek, örgüte kazandırılmışlardır. Işık evinin abisi, evde kalan öğrencinin giymiş olduğu kıyafetten, arkadaş çevresine, okul kantinlerinden bayanlarla diyalog kurmasından dinlediği müziğe kadar müdahale edebilmektedir.” denildi.

‘Örgüte aidiyet devlete aidiyetten önce gelmektedir’

Örgüt içinde herkesin bir diğerinin dedektifi gibi çalıştığı vurgulanan iddianamede, “Örgütte her iş talimatla yapılır. Evlilik bile talimatla ve talimattaki kişiyle yapılmalıdır. Şüpheli Fethullah Gülen işleri organize eden kişidir. Onlara göre Gülen yanlış yapmaz bir nevi Rab konumundadır, muhteremdir. Örgüt hiyerarşisine dahil herkes kendisini devletin kamu görevlisi olarak değil, örgütün fedaisi olarak kabul etmektedir. Örgüte aidiyet devlete aidiyetten önce gelmektedir.“ denildi.

ABD’de 170’e yakın kuruluşun FETÖ için çalıştığına dikkat çekilen iddianamede örgüt imamlarının emrinin, tanrının emri gibi kabul edildiği belirtildi.

Bylock dışında bir program daha var

İddianamelerde örgüt üyelerinin Bylock ile birlikte Skype programının logosuna sahip ancak ID numarasıyla mesajlaşmasını sağlayan şifreli bir uygulamanın da tespit edildiği belirtildi. Bu program üzerinden birçok mesajlaşma tespit eden savcılar, örgüt mensuplarının tamamına yakınının birden fazla kod ismiyle bu uygulamaya kayıtlı olduğunu vurguladı. İddianamede program ile ilgili şu ifadeler yer aldı, “Bu mesajlarda örgüt mensuplarına ne şekilde ifade vermeleri gerektiği konusunda ayrıntılı talimatlar verildiği (çok sıkıştığında inkar et-hiçbir zaman kabullenme-FETÖ örgütünü kötülemekten çekinme-Eagle,Bylock indirdin mi derlerse kabul etme-telden konuşma-etkin pişmanlık derlerse öyle bir şey yok), kullanmış oldukları cihazların hizmet telefonu olarak adlandırıldığı ve söz konusu telefonların şifrelendiği, adli bilişim uygulamaları çerçevesinde kopya alma denemesine rağmen adli kopya alma işleminin gerçekleştirilemediği tespit edilmiştir.”

Gülen’in para kaynağı

Devletin yeterli denetim yapamaması ve kamu görevlilerinin para ve mallarının örgütün eline geçmesine rıza göstermesi nedeniyle Fethullahçılar’ın sınırsız malvarlığı edindikleri ifade edildi. Örgütün hala himmet topladığı belirtilen iddianamede, “Türkiye’de kamuoyunun bildiği iş dünyasının patronları, işlerinin rast gitmesi ve örgüt kadrolarına çarpılmamak için kerhen örgüte yardım yapmak mecburiyetinde kalmıştır. Örgüt, kamu kurumlarındaki kadrolaşmasını tamamladıktan sonra elinde bulundurduğu yaptırım gücünü nakde çevirmeye başlamıştır. Örgüte himmet vermeyi reddeden iş adamlarını olağan dışı denetimler, gerçeğe aykırı raporlar, adlî veya idarî soruşturmalar ile cezalandırmıştır. Örgüt himmet toplamak için kaynağın legal-illegal olmasına bakmadan, fuhuş, kumar, tefecilik yoluyla elde edilen paraya usulsüz dinlemelerle vakıf olup, derhal soruşturma başlattı, eğer fail himmet veriyorsa dinlemeler suç işlenmemiş gibi kapatıldığını kaydetti. Fail himmet vermeye yanaşmaması durumunda ise derhal organize bir şekilde varlığı silindi.”

Share.

About Author

Leave A Reply